Balkanlar’ın kalbinde yer alan Bulgaristan, hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar. Osmanlı’dan kalan izlerden tutun da Sovyet dönemine ait mimariye, Karadeniz kıyılarındaki tatil beldelerinden yemyeşil dağ köylerine kadar her köşesinde ayrı bir güzellik barındırır. Bulgaristan’da gezilecek yerler yazımızda genel rotaları baz aldık. Derinlemesine bir seyahat planı için mutlaka daha fazla detay edinmenizi öneririz. Bunun için gideceğiniz şehirler öncelikle göz önünde bulundurulmalıdır. Keşfe hazır muhteşem destinasyonlar her zaman ayrıntıda gizlidir.
Türkiye’ye kara sınırı olan bu ülke, ulaşım kolaylığı sayesinde kısa süreli tatiller için bile oldukça uygundur. İşte Bulgaristan’da mutlaka gezilmesi gereken yerler…

Bulgaristan’ın başkenti Sofya, ülkenin en büyük şehri olmasının yanı sıra tarihi ve kültürel zenginliğiyle de öne çıkar. Şehir merkezinde yürürken adeta bir açık hava müzesindeymiş gibi hissedersiniz. Alexander Nevsky Katedrali, görkemli yapısıyla ziyaretçilerini büyüler. Katedralin içindeki ikonalar ve mozaikler gerçekten etkileyicidir. Aynı zamanda Rotunda St. George Kilisesi, Roma döneminden kalma en eski yapılar arasında yer alır.
Sofya'da Vitosha Bulvarı üzerinde kısa yürüyüşler yapmak, kafelerde oturup kahve içmek ya da alışveriş yapmak oldukça keyiflidir. Şehri saran Vitosha Dağı da doğaseverler için birebirdir. Kış aylarında kayak yapmak, yazın ise doğa yürüyüşleri için idealdir.

Plovdiv, Avrupa’nın en eski sürekli yerleşim yerlerinden biri olarak bilinir. Antik Roma döneminden kalma amfitiyatrosu, şehrin en göz alıcı yapılarındandır. Özellikle yaz aylarında burada düzenlenen açık hava konserleri ve tiyatro gösterileri ayrı bir tat katar.
Şehrin eski kısmı olan “Old Town” (Eski Şehir), Arnavut kaldırımlı sokakları, rengârenk evleri ve sanat galerileri ile kartpostalları aratmayan manzaralar sunar. Plovdiv aynı zamanda 2019 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilmişti. Bu unvan, şehre kültürel anlamda birçok katkı sağladı. Sanat galerileri, müzeler ve festivaller sayesinde yıl boyunca canlı bir atmosfere sahip.

Tarihi Çar Kaloyan’ın başkenti olan Veliko Tarnovo, Arnavut kaldırımlı sokakları ve yemyeşil tepeleriyle tarihin içinde bir yolculuğa çıkmanızı sağlar. Tsarevets Kalesi, şehrin simgesi konumundadır. Kaleye çıktığınızda hem tarih hem de müthiş bir manzara sizi karşılar.
Bu şehir, Bulgaristan’ın Orta Çağ dönemine ışık tutan en önemli merkezlerden biridir. Aynı zamanda, sanat ve el işi atölyeleri ile de dikkat çeker. Eski ustaların hala aktif olduğu bu atölyelerde geleneksel Bulgar kültürüne ait ürünler bulmak mümkündür.
UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Rila Manastırı, Bulgaristan’ın en önemli dini yapılarından biridir. 10’uncu yüzyılda kurulan bu manastır, hem mimarisi hem de doğal çevresiyle büyüleyicidir. Rila Dağları’nın eteklerinde yer alan manastır, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında nefes kesici bir görünüme bürünür.
Manastırın içinde yer alan freskler ve ahşap oymalar, ziyaretçilere adeta bir sanat galerisi izlenimi verir. Dilerseniz gece konaklama da yapabilirsiniz. Sessizlik ve doğa ile baş başa kalmak isteyenler için ideal bir durak.

Kış sporlarını sevenler için Bansko tam bir cennet. Pirin Dağları’nın eteklerinde kurulu olan bu kasaba, Avrupa’nın uygun fiyatlı ve kaliteli kayak merkezleri arasında yer alır. Özellikle Aralık ile Mart ayları arasında binlerce turist akın eder.
Bansko sadece kışın değil, yazın da oldukça keyiflidir. Dağ yürüyüşleri, bisiklet turları ve temiz havasıyla dört mevsim ziyaret edilebilecek bir destinasyondur. Ayrıca, kasaba içinde Osmanlı döneminden kalma camiler ve eski Bulgar evleri de gezilebilir.
Bulgaristan’ın doğu sınırını oluşturan Karadeniz kıyısı, yaz tatilleri için oldukça popülerdir. Sunny Beach, ülkenin en bilinen plaj beldesidir. Eğlence hayatı, plaj partileri ve su sporları ile genç turistlerin uğrak noktasıdır.
Daha sakin bir tatil arayanlar için Nessebar ve Sozopol gibi tarihi sahil kasabaları önerilir. Bu bölgelerde antik kalıntılar, taş evler ve dar sokaklar arasında dolaşmak mümkündür. Ayrıca deniz ürünleri açısından oldukça zengin olan restoranlarda lezzetli yemekler yiyebilirsiniz.
Belogradchik, Bulgaristan’ın kuzeybatısında yer alan küçük ama oldukça etkileyici bir bölgedir. Burada yer alan devasa kaya oluşumları, doğanın milyonlarca yıllık eseridir. Fantastik şekillere sahip bu kayalar arasında yürüyüş yapmak hem huzur verici hem de hayranlık uyandırıcıdır.
Belogradchik Kalesi ise kayaların içine inşa edilmiş muazzam bir yapı. Tarihi 1’inci yüzyıla kadar uzanır. Kaleye çıktığınızda manzara gerçekten büyüleyici.
Bulgaristan, küçük bir ülke olmasına karşın tarihi, doğası, kültürü ve misafirperver insanları ile seyahat severlere büyük bir zenginlik sunuyor. Özellikle Türkiye’ye olan yakınlığı ve uygun fiyatları ile hem kısa hem de uzun süreli geziler için ideal bir destinasyon. İster bir hafta sonu kaçamağı ister uzun bir Balkan turu planlayın, Bulgaristan her zaman keşfedilecek yeni yerler sunar. Gezilecek yerler saymakla bitmez ama bu liste sizi yola çıkmak için fazlasıyla motive edecektir. Bulgaristan vizesi mi lazım? Vize işlemleriniz için uzmanlarımız bir telefon kadar yakın: +90 (212) 970 05 22 Bulgaristan’da gezilecek yerler konusunda öneriler için yorumlarınızı bekliyoruz. Yolunuz açık, anılarınız güzel olsun.
Alanlarında uzman danışmanlarımız ile vize başvurularınızı hızlıca tamamlayın.